Etiket arşivi: can semercioğlu

alisimsek1

Ali Şimşek: Arzu devrimcidir

Can Semercioğlu

Can Semercioğlu (CS): Senin Yeni Orta Sınıf kitabını yazdığın zamanla günümüz arasında neredeyse on yıllık bir fark var. Bu on yıldaki değişimi nasıl görüyorsun? Senin ele aldığın çerçeveden kuşkusuz farklılıklar var. Diğer taraftan liberaller yeni orta sınıfı (YOS) bir biçimde kutsuyor, bazı sol kesimler farklı bir devrimci potansiyelden söz ediyor, geleneksel Marksistlerse bu kavramı reddetmeye ya da proleterya kavramının içine almayı tercih ediyor. Bu konuda neler söylersin?

Ali Şimşek (AŞ): Öncelikle şunu söylemek gerekiyor. Gezi’yle beraber bir orta sınıf tartışması aldı başını gitti, gündeme oturdu. Eskiden beri çalışıyordum bu konuda, yapayalnızdım. Tartışma yoktu, bir şey yoktu. O anlamda Gezi’deki çıkış beni sevindirdi. Zaten kitabı genişletip yeni bir baskı yapmamın sebebi de bu.

Okumaya devam et

fariskuseyri

Faris Kuseyri: İsyan etmek, öyle veya böyle Haziran’la ilişkili

Can Semercioğlu

Şair Faris Kuseyri ile ilk kitabı “Orontes Mensurları”nı konuştuk. Kuseyri, Antakyalı oluşundan yola çıkarak bize şiirlerindeki mitolojiyi, Mezopotamya’nın ve Anadolu’nun ruhunu anlattı. Şiirlerinin bir coğrafya atlası oluşturduğunu ifade eden Kuseyri’nin şiir dilini nasıl kurduğunu, şiirlerinin hangi kültürel çerçeveyi oluşturduğunu kendisinden dinleyelim.

Okumaya devam et

zizek

Zizek: IŞİD gerçek köktendinciliğin yüz karasıdır

Irak Şam İslam Devleti’nin veya IŞİD’in uzun sömürgecilik karşıtı uyanış hikâyesinin -Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra büyük güçler tarafından yeniden çizilen keyfi sınırların- son bölümü olduğunu ve küresel sermayenin ulus devletlerin gücünü zayıflatmasına karşı mücadelenin eş zamanlı bir bölümü olduğunu gözlemlemek son aylarda olağan hale geldi. Fakat böylesi bir korkuya ve afallamaya sebep olan şey IŞİD rejiminin bir başka özelliğidir: IŞİD yöneticilerinin kamuya yaptığı açıklamalar devlet gücünün başlıca görevinin kendi halkının refahının (sağlık, açlığa karşı mücadele) düzenlenmesi olduğunu açıklığa kavuşturdu – IŞİD’in gerçekten önem verdiği şey dini hayattır ve kamusal yaşamın dini kurallara boyun eğmesi endişesidir. Bu yüzden IŞİD kendi alanındaki insani felaketlere yönelik şöyle ya da böyle kayıtsız kalmaktadır – sloganı kabaca “dine özen gösterin, zenginlik kendine özen gösterecektir.” şeklindedir. Burada, IŞİD’in deneyimlediği iktidar kavramını Michel Foucault’nun genel refahı garanti altına almak için yaşamı düzenleyen “biyoiktidar” dediği modern Batılı kavramdan ayıran bir boşluk bulunmaktadır: IŞİD’in hilafeti biyoiktidar kavramını tamamen reddetmektedir.

Okumaya devam et

ranciere2

Demokrasi şart mı?

Can Semercioğlu

Jacques Ranciére, Demokrasi Nefreti (çev. Utku Özmakas), 2014, İletişim Yayınları

Demokrasi tartışmalarına Türkiye’deki tanıklığımız son yıllarda bir komedi halini almaya başladı. AKP tarafından sıklıkla dile getirilen ileri demokrasi ve demokratikleşme söylemi, siyasal eksenin birçok açıdan belirli dikotomilere sıkıştırıldığı ve Türkiye için yegâne çözümün demokratikleşme ile gerçekleşeceği algısının yaratıldığı bir siyaset yapma döneminin açılmasına sebep oldu. Muhalefetin farklı kesimleri iktidarın kullandığı demokrasi kavramının kendi tahayyüllerinin son derece farklı olduğunu söyledi. Öte taraftan liberal-çokkültürcülük adına birçok hamlesine göz yumuldu. Günümüzde Türkiye’de demokrasi lekelenmiş, tu kaka bir şey haline geldi. Dünyanın birçok farklı yerinde de demokrasinin geldiği nokta aynı. Son AB seçimlerinde AB karşıtlarının, aşırı sağın, ırkçıların ve kayda değer ölçüde bulunan oy kullanmayanların varlığı, Wall Street’i İşgal Et eylemlerinde kurulan %99-%1 diyalektiği, hatta Gezi’de forumlarla açığa çıkarılmaya çalışan farklı bir tür deneyim küresel açıdan demokrasiye yönelik inancın azaldığını gösteriyor.

Okumaya devam et

Slavoj  Zizek

Bir İslamcı Olarak Žižek

Can Semercioğlu

Ekim 2013’te Sabri Gürses’in Slavoj Žižek’in İslam ile ilgili metinlerinden yaptığı bir derlemeyle kitap haline getirdiği İslam Arşivleri, bugünlerde bir kez daha dikkatle okunması gereken birkaç yazıyı bize sunuyor. Derlenen yazılar Žižek’in İslam üzerine görüşlerini daha çok Danimarka’da yaşanan karikatür meselesi üzerinden anlattığını gösteriyor. Şu sıralar IŞİD ve İslamcı terör dalgasının kabardığı ve işin “İstanbul’u da alırız” türünden söylemler geliştirdiği bir noktada Žižek’in İslam üzerine düşüncelerine önem vermek gerek.

Okumaya devam et

hardt_röportaj

Michael Hardt: Çokluk Örgütlenmek Zorunda

Can Semercioğlu, Deniz Ayyıldız

Boğaziçi Üniversitesi’nin düzenlediği Boğaziçi Chronicles etkinliği kapsamında Mayıs ayında İstanbul’da bulunan Filozof ve edebiyat kuramcısı Michael Hardt ile konuştuk. Gezi Parkı protestolarını büyük bir başarı olduğunu söyleyen Hardt, forum deneyiminin önemli olduğunu ve ileri taşınması gerektiğini ve bunun yollarının bulunmasına ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Hardt, forum deneyiminin önemli sonuçlarından olan Don Kişot işgal evini de ziyaret etti ve Boğaziçi Üniversitesi’ndeki etkinlik kapsamında bir de konuşma gerçekleştirdi.

Hardt’ı günümüzün sayılı siyaset felsefecilerinin arasına yerleştiren şey ise Antonio Negri ile birlikte yazmış oldukları İmparatorluk, Çokluk ve Ortak Zenginlik isimli kitapları oldu. Bu kitaplarda iki filozof da çağdaş toplumun işleyişini sağlayan mekanizmaları ortaya koyarak buna karşı alternatif bir siyaset biçiminin geliştirilmesi çabası içine girdiler. Ortaya atmış oldukları Çokluk kavramı günümüz sol siyaseti için çokça dile getirilen ve tartışılan bir kavram haline geldi. Son kitapları Duyuru’da çağdaş toplumsal hareketleri ve demokrasinin ilkelerini tartıştılar. Dionysos’un Emeği / Devlet Biçiminin Bir Eleştirisi’nde radikal alternatifler sundular. Bunun yanı sıra Hardt’nın Deleuze: Felsefede Bir Çıraklık ve Kathi Weeks ile yazdığı The Jameson Reader isimli kitapları ve çok sayıda kitap çevirisi bulunuyor. Hardt, Duke Üniversitesi’nde edebiyat profesörlüğü yapmaktadır.

Hardt ile Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te buluştuk. Kaldığı lojmanın bahçesinde gerçekleştirdiğimiz sohbette Gezi’yi, toplumsal hareketleri ve günümüz siyaset felsefesini konuştuk.

Okumaya devam et