Bir müzik intihali tartışması: Adele ve Ahmet Kaya

Facebooktwittergoogle_plusmail

Barış Yıldırım

İngiliz sanatçı Adele’in 25 albümündeki Million Years Ago şarkısının Ahmet Kaya’nın Acılara Tutunmak şarkısına benzerliği bir anda popüler kültür gündeminin üst sıralarına yükseldi. Yalnızca sosyal medya ve Türkiye’deki yayın organları değil BBC, Telegraph gibi yabancı basın da konuyu haberleştirdi.

Bu haberlerde ortak olan yan çok az içerik çok fazla sansasyon barındırmalarıydı. Binlerce sosyal medya kullanıcısının bu iki şarkıyı birbirine benzettiği söyleniyor, Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya’nın önce “Dünya çapında bir ismin şarkı çalmaya tenezzül edeceğini sanmıyorum, ama bilinçliyse hırsızlık olur” dediği sonra MESAM nezdinde benzerliğin araştırılması için girişimlerde bulunduğu aktarılıyor, bazı müzisyenlerin “Gerçekten benziyor, ama olu böyle benzerlikler” babındaki ifadeleri aktarılarak konu sürüncemede bırakılıyordu.

Ben de bu yazıda aynı noktaya çok daha uzun çözümlemelerden  sonra varacağım. Belki ortada bir intihal/plagiarism olup olmadığına dair net bir yargıda bulunmayacağım, ama neresini neden benzettiğimize ve müzikal fikirlerin ne şekilde oluştuğuna dair oldukça berrak vargılara ulaşacağımızı umuyorum. Telif hakları mahkemeleri değil müzik dinleyicisi olduğumuza göre bu çok daha işimize yarar sanıyorum.

Bunca yıldır ne zaman bir ezgi yapsam ve birileri “Bu bir şeye çok benziyor ama çıkaramadım” dese ortada iki olasılık olduğunu bilirim:

  1. Ya gerçekten benziyordur, farkında olmadan bir başka melodinin çok güçlü etkisi altında kalmışımdır,
  2. Ya da gerçekten güçlü bir ezgi bulmuşumdur. Güçlü ezgileri hep daha önce bir yerlerde duymuş gibi hissederiz, iyi insanları hep daha önce bir yerlerde görmüş olduğumuzu sanmamız gibi.

Bazı istisna durumlarda  bir üçüncü durum söz konusudur: Ezgiler gerçekten benziyordur, ama ben bilmeden taklit ettiğim parçayı daha önce hiç duymamışımdır. (Ya da öyle sanıyorumdur.) 1990 ortalarında Lorena McKennitt’in 1991 tarihli albümündeki (bizde “Caddelerde Rüzgâr” diye adapte edilen) Cesoria Evora’ya adanmış “Tango to Evora”sını televizyonda duyduğumda öyle olmuştu. Ya aynı anda aynı ezgiyi bulmuştuk ya da ben bir yerlerde kulağıma şöyle bir çalınan ezgiyi yeniden “bulmuş”tum. Kendi parçamı hangi tarihte yaptığımı hatırlamadığım için bunu hiçbir zaman netleştiremeyeceğim, ama birazdan karşılaştıracağımız iki şarkı arasında bu son olasılığın geçerli olduğunu düşünüyorum: Rastlantı eseri olarak aynı duygu durumunda ve müzikal fikirde buluşmak.

Metot

Devam etmeden önce aşağıdaki analize dair bir iki yöntemsel not düşeyim: Acılara Tutunmak’ın (bundan sonra Acılar) notalarını  Ahmet Kaya Nota Kitabı I’den (Gam Yayınları, s. 26-27) aldım, Adele’in Million Years Ago (bundan sonra Million) şarkısının ana ezgisini ise temelde kendim çıkardım. Karşılaştırma daha anlaşılır olsun diye Million’ı da Do# minör’den La Minör’e çektim.

Her iki sanatçı da oldukça serbest, adeta konuşur gibi bir şarkı söyleme biçimine sahip. Aşağıdaki notalar, şarkıların kaydedilmiş halindeki nüansları barındırmıyor -öyle olsaydı notalar çok daha karmaşık, karşılaştırma çok daha güç olurdu- ama ezgileri karakterinden hiçbir şey yitirmeden yansıttığıma inanıyorum.

Şunu da söyleyelim: İki şarkıyı benzettiğimiz yer yalnızca Acılar’ın “Aramakmış oysa sevmek…” diye başlayan 8-9 ölçülük nakarat kısmı. Her iki şarkı da iki ana bölümden oluşuyor, ama Acılar’da bu iki bölüm birbirinden farklı melodilere sahipken Million’da ikinci ezgi, ilk ezginin bir oktav tizden tekrar edilmesinden ibaret, yalnızca sonda küçük bir değişiklik var. Eğer intihal iddialarını doğru varsayarsak, Adele, kendi şarkısını Acılar’ın yalnızca nakaratı üzerine kurmuş oluyor.

Genel form benzerlikleri
Şekil 1: Genel arşılaştırma (Am tonunda)
Şekil 1: Genel arşılaştırma (Am tonunda)

Her iki şarkı da armonik minör gamda ve 4/4’lük ritimde yazılmış. Bu bize çok bir şey söylemiyor. 4/4’lük ritim, kültürlerden ve çağdan bağımsız olarak dünyanın en yaygın zaman ölçüsü. Minör dizi, majörün müstahkem mevkii batıda bile ana akım olmaya doğru gidiyor, bizim şarkılarımızın çoğu ise oldu olası minör dizi üzerinde (ve minör karakterli modlarda/makamlarda)  kuruludur. Yine de ritim ve gam ortaklığı, bizim bu iki şarkı arasında gördüğümüz benzerliğin en önemli nedeni olsa gerek.

Bir sonraki önemli neden ise her iki şarkının da basamaklı olarak karara doğru inmesi. Ahmet Kaya’nın nakaratında bu inme hareketini çok daha net olarak izleyebiliyoruz (nota okuyabilenler Şekil 1’de 3. ve 4. ölçülerin 1. ve 2. ölçülerdeki her notanın birer derece aşağı çekilmesinden ibaret olduğunu göreceklerdir, nota okuyamasak bile ilişkiyi grafik olarak fark edebiliriz.) Aslında Adele’in ezgisi de ana hatlarıyla aynı basamak örüntüsünü takip ediyor, ancak 1, 3 ve 5. ölçülerde daha serbest bir söyleyiş kullanarak bu durumun göze batmasını önlemiş.

Genel forma ilişkin bu benzerliklere (her ikisi de basamaklı olarak inen 4/4’lük armonik minör şarkılar) işaret ettikten sonra hemen, bu niteliklere sahip binlerce şarkı bulunabileceğini ekleyelim ve daha ayrıntılı bir karşılaştırmaya geçelim. Ama çıkaracağımız haritayı okumak için bir iki not daha düşmeliyim:

  • İki şarkı arasındaki ilişkileri numaralarla gösterdim, açıklamalarımızda bu numaralara referansta bulunacağım. Kırmızı oklar aşikâr paralellikleri gösterirken mavi oklar farklı ama yine de ilişkili olan yerleri gösteriyor. İlişkileri bahsedildikleri yerin sonunda parantez içinde göstereceğim, örneğin (7) veya ilişki (7) şeklinde.
  • Müzik matematikle en yakın ilişki içindeki sanatlardan biri, bu yüzden de rakamlardan çok bahsedeceğiz. Zaman zaman 1. ölçü, 4. ölçü gibi şeyler söyleyeceğim; bu durumda ölçü numaralarının şarkının bütününe değil yalnızca Şekil 1’de gösterilen karşılaştırma alanına referansta bulunduğunu aklımızda tutalım. (Ölçüler = dik çizgilerle birbirinden ayrılan bölgeler).
  • Zaman zaman da müzik gamının derecelerinden 1. derece, 5. derece vb. şeklinde bahsedeceğim; örneğin la minör tonda 1. ve 8. dereceler la, 5. derece mi’dir (inanmazsanız sayın), bu 3 derece aynı zamanda bir şarkının karakterini en fazla belirleyen yerlerdir.
  • Son olarak bazen “falanca ölçünün 3. vuruşu” gibi bir ifade kullanacağız. Dört dörtlük (4/4) bir müzik parçasında her ölçü 4 vuruştan veya zamandan oluşur (2/4’lük olsaydı her ölçü 2 vuruştan oluşacaktı; görüyorsunuz, müzik rakamlarla kafayı bozmuş).

Yani “2. ölçü’deki 2. vuruşta 6. dereceden 5’e iniş (3)” gibi bir ifade gördüğünüzde umutsuzluğa kapılmayın, en kısa yol, parantez içindeki rakamla gösterilmiş oku bulmak, işte oradaki notalardan bahsediyorum. Şimdi kolları sıvayabiliriz.

İki şarkı arasında en az 10 ilişki

İki şarkı arasındaki benzerliğin duyan herkes tarafından fark edilmesinin nedeni, paralelliklerin daha ilk ölçülerden başlaması. İki ezgi de basamaklı indiği için (bkz. genel form benzerlikleri) zihnimiz benzemeyen yerleri tamamlıyor. Şimdi ölçü ölçü ilerleyelim.

İlk iki ölçü: Motif kendini kuruyor
Şekil 2: İlk iki ölçü
Şekil 2: İlk iki ölçü

Bütün şarkıda en çok benzeyen yer burası. Benzettiğimiz kısımların ilk ölçüsünün 2 ve 3. vuruşlarında her iki şarkı da 5. dereceden 8. dereceye (mi’den la’ya) çıkıyor: ilişki (1). Ardından bu basamakta aynı süre bekledikten sonra iniyor (2). İndikleri yer gerçi farklı ama arada sadece yarım ses fark var ve bu şarkının karakterinde çok çok önemli bir değişiklik oluşturmuyor. Bir diğer farklılık da Acılar’ın ilk vuruştaki es’inin yerine Million’da karar sesinin olması, fakat karar sesi pratikte her boşluğa konulabilir ve çoğu durumda önemli bir fark yaratmaz (ancak bu küçük değişiklikler birikince iş değişir.)

Motif iki ölçü sürdüğü için 1 ve 2. ölçüleri birlikte düşünmemiz gerek. Yine A.Kaya ölçüye es’le, Adele doğrudan girse de, her ikisi de ilk iki vuruşta 6. dereceden 5’liye iniyor (3) ve dördüncü vuruşta 6’lıda karar kılıyor (4).

Şekil 2’de yıldızla gösterdiğimiz 3. vuruşta da aslında bir tür ilişki var. Adeta (“adeta” diyorum) ,  Adele şarkısının Acılar’a fazla benzediğini fark etmiş gibi, bu vuruşta tam ters bir hareket yapıyor, 6. dereceden 5’e inmek yerine 4’ten 5’e (yani aynı yere) çıkıyor.

Özetleyecek olursak, şarkılar ilk iki ölçülerinde 8 vuruşun yalnızca 2’sinde, o da kısmen farklılık gösterirken geri kalanı ufak tartım farklılıklarıyla aynı hattı izliyor.

3. 4 ve 5. 6. Ölçüler: Motif basamak basamak iniyor

İki ölçülük motifin basamak hareketiyle indiği sonraki 4 ölçüde de benzer bir durumu görüyoruz.

Şekil 3: 3-4-5-6. Ölçüler
Şekil 3: 3-4-5-6. Ölçüler

Karşılaştırma alanının 3. ve 5. ölçülerinde A.Kaya motifi bir derece aşağıdan olduğu gibi tekrarlarken Adele tek bir notayı tutuyor, fakat merdiven basamakları inilmeye devam ettiği için zihnimiz yine aradaki boşlukları dolduruyor, bazı harfleri aradan çıkarılmış metinleri sorunsuz okuyabildiğimiz gibi.

4 ve 6. ölçülerde ise benzerlik bir kez daha kendini gösteriyor. 4. ölçüde her iki şarkı bir kez daha aynı inişi ve çıkışı (5’ten 4’e ve sonra yeniden 5’e) takip ediyor ve aynı durakta karar kılıyor: ilişki (5) ve (6). 6. ölçüde de aynı iniş hareketini bu kez 4’ten 3’e görüyoruz (7), fakat iki şarkı da 4. derece notası olan re’ye iner gibi görünse de bunu yollarını ayırmak üzere yapıyorlar, dolayısıyla ilişki (8)’i kesin benzerlik olarak yorumlamamak gerekir.

Cümle sonu benzerlikleri

Buraya kadar benzerlikler müzik cümlesinin aynı terimlerindeydi. İki şiir dörtlüğü düşünelim. Şairler ilk üç dizenin sonunda çok benzer imgeleri ve çok benzer kafiyeleri kullanmışlar gibi. Fakat bazı durumlarda da, sözgelişi birinci şiirin ikinci dizesiyle ikinci şiirin dördüncü dizesi arasında bir benzerlik olabilir, bu durumda benzerliği ilk etapta o kadar net göremeyiz, ama yine de vardır.

Şekil 4: Diğer yerler
Şekil 4: Diğer yerler

İki şarkı da cümle sonlarına yaklaşırken zaman zaman benzer hareketler sergiliyorlar. Örneğin (9) ile gösterdiğimiz ilişkide her iki şarkı da tekrara yaklaşırken önce 2. dereceden 5. dereceye doğru dizinin basamaklarını sektirmeden çıkıyor. Million hemen tekrar geçerken Acılar’ın tekrardan önce bir ölçüsü daha var (8. ölçü), bu benzerlik düzeyini düşürüyor gibi görünüyorsa da Acılar’ın bu 8. ölçüsü Million’da başka bir yerle paralellik sergiliyor, bu paralelliği ilişki (10) şeklinde gösterdik. Bu motifte iki şarkı arasında son nota hariç tam 5’li aralık görülüyor ki bu aynı ezginin transpozisyonundan başka bir şey değil.

Eninde sonunda üç notadan bahsediyoruz, o kadar abartmaya gerek yok denebilir ama burada ilginç bir durum var. Million’ın finali, A. Kaya’nın cümleyi iki ayrı bağlama şekli (aynı müzik cümlesinin iki tekrarında farklı sonlarla bitmesine “dolap” deniyor) birleştirilerek oluşturulmuş gibi: Acılar’da iki farklı ölçüde bulunan (10) ve (11), Million’da tek bir ölçüde adeta kaynaştırılmış.

Ancak bu bitiriş tarzı minör şarkılar için tipiktir, benzeri binlerce final bulunabilir. Muhtemelen bu yüzden Adele çok şık bir hareketle armonik minörden melodik minöre geçiyor ve 7. derece sesi olan sol’ü diyez değil natürel kullanarak karara A. Kaya’daki gibi bir derece yukarıdan inmiyor, bir derece aşağıdan çıkıyor. Bu tek ölçülük hareket öyle karakter belirleyici ki intro’da bu motif piyanoyla duyurulduktan sonra şarkı başlıyor.

İyi de, Adele Acılara Tutunmak’ı çaldı mı?

Bunca ince eleyip sık dokuyan analizden sonra bu soruya net bir cevap almayı beklemek hakkınız. Ne yazık ki bu cevabı veremeyeceğim.

Topu topu 10 ölçüden kısa iki karşılaştırma bölgesi arasında 2 çok genel (ritim ve gam), 1 daha az genel (basamaklı inen melodi), 10 civarı da özgül paralellik bulduk.

Özgül paralelliklerin çoğu net olsa da kesin sayıyı söylemek imkânsız, zira yukarıda gösterdiğimiz gibi, bazen şarkıların birbirine ters hareketler yapması bile bir açıdan bakıldığında paralelliğe işaret eder. Genel form benzerlikleri, başka bağlamlarda paralel olmayacak müzikal fikirleri aynı karaktere büründürebildiği gibi, tersine, örneğin bir şarkının başındaki hareket, başka bir şarkının ortasında aynen tekrarlansa bile, bağlam farkından dolayı, arada bir ilişki görülmeyebilir.

Bu çok güçlü paralelliklere rağmen ortada bir “müzik intihali” olduğunu neden söyleyemiyoruz?

Bunun ilk nedeni, konu ile yorum yapan birçok kişinin hemen fark ettiği gibi, iki şarkının da çok güçlü ama çok basit bir müzikal fikri takip etmesi. (Bir twitter kullanıcısı, “Evet birbirlerine benziyor, ikisi de kolpa” demiş ama katılmıyorum. İyi ezgiler çoğu zaman basittir. Beethoven’ın 9. Senfoni’nin sonundaki basit ama güçlü ezgiye ulaşmak için 1000 kadar denemeyi çöpe attığını biliyoruz.)

Velhasıl, minör ton üzerinde doğaçlama yaparken bile, bu şarkıları hiç duymamış da olsak, buradakilere benzer onlarca paralel hareket yapabiliriz. Bu yüzden de benzerlik (yahut intihal, hırsızlık) meselelerinde birçok durumda öznel yargılar belirleyici oluyor.

İkinci olarak, sanat eserlerinin birbirine benzerliği konusunda net bir kuram oluşturulamadı. Anlamı ve duyguyu belirleyen o kadar çok faktör var ki, benzerliği görünce tanıyoruz (ya da tanıdığımızı sanıyoruz) ama o kadar kolay açıklayamıyoruz.

Üçüncüsü, telif hakları yasaları da bu konuda bize çok bir şey söylemiyor. Mahkemeler daha ziyade bilirkişilerin (yine çoğunlukla öznel) yargılarına göre hareket ediyor. Bu konuda en gelişmiş yargıya sahip ABD’de bir intihalin tespit edilebilmesi için, ortada bir itiraf yoksa, yani sanatçı “evet çaldım” demiyorsa, iki şeyin ispatlanması gerekiyor: intihal şüphelisinin çalındığı söylenen şarkıya erişimi (“onu mutlaka duymuş olmalı”) ve iki müzikal fikri arasındaki benzerlik. Benzerlik meselesinde de bir kez daha yukarıdaki çıkmaz sokaklara takılıyoruz.

Sonuç olarak,

Bu ton ve ritimde birbirine benzer müzikal fikirler üretmenin olasılığı çok yüksek olduğu, Adele’in Acılara Tutunmak şarkısını duyup duymadığını öğrenmek ise hemen hemen imkânsız olduğu için, ortada bir hırsızlıktan ziyade müzikal duygudurum benzeşmesi olduğunu düşünüyorum. Adele’in ezgisini mesela ben bulmuş olsaydım durum değişirdi. Bilerek ya da bilmeyerek iAhmet Kaya’nın bu çok iyi bildiğim şarkısının etkisinde kalmış olduğum kesin sayılırdı. Ama Adele için aynı şeyi söylememize imkân yok. Bir hacker sanatçının web tarayıcısı geçmişinde Acılara Tutunmak’ın videolarının yayımlandığını bulamazsa tabii!

Ya sözler?

İki şarkının benzerliği konusunda bunca kıyamet koparken, iş iki sanatçının yanaklarını sağ ellerine dayayarak verdikleri pozlar arasındaki benzerliğe kadar varmışken, şarkıların sözlerine dikkat çekilmemesi tuhaf. Hele de Adele’in şarkısındaki genç kadın, hayatının geçmiş bir anından “milyon yıl önce” diye bahsederken Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiirinde hayatın acılı anlarından “yaşadım birkaç bin yıl” diye neredeyse aynı metaforla bahsedilmesi (“mübalağa bir metafordur” denir).

İki söz de, geçmişin mutluluğu ile bugünkü mutsuzluklar arasındaki çelişki etrafında örgütlenmiş. Adele “yaşamın bir parti gibi” olduğu “milyon yıl önceki” güzel günlerden bahsederken Hasan Hüseyin “mutluluk mavi çocuğun” bahçesinde oynadığı güzel günlerden sonra “acılara tutunarak” yaşadığı “birkaç bin yıl”dan bahsediyor. Adele “havayı, arkadaşlarını, annesini” ve geçmiş güzel günleri “özlerken”, Hasan Hüseyin “özlemekmiş oysa sevmek” diye özlemin güzelliğinin altını çiziyor. Ama aslında o da pembe bir manzara çizmiyor, “yalanmış hepsi yalan” diyor, Adele’in hayatı gözlerinin önünden geçerken “seyredip ağlaması” gibi bir duyguyla. (Hasan Hüseyin Korkmazgil, Acılara Tutunmak, Bilgi Yayınevi, 7. Baskı, s. 47-50).

Fakat tıpkı armonik minör ton ve 4/4’lük ritmin müzik tarihinde çok yaygın olması gibi geçmiş güzel günlere özlem, geçen yılların pişmanlığı ve genel olarak “acılara tutunmak” insan hayatının ve dolayısıyla sanatın ve ayrılmaz bir parçası.

Şeyh Galip, Hüsn-ü Aşk’ının sonunda eserinin özünü (“esrarını”) Mesnevi’den aldığını “itiraf” ederken bir laf eder, Adele eğer Ahmet Kaya ve Hasan Hüseyin’in yanı sıra Şeyh Galip’i de tanıyorsa (!) şöyle diyebilir: “Çaldımsa da mirî malı çaldım!

 * Bu yazı Mesele’nin 109. sayısında yayımlanmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusmail

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir